- olur
-
1́s. 可能的, 可能发生的; 大概的: Olur şey değilsiniz vallah. 的确, 您是个难以相处的人。Olur çocuk değil, bir dakika rahat duramıyor. 他是个叫人受不了的孩子, 一分钟也安静不了。2́zf. (表示同意)好, 好吧, 行: Olur, dediğin gibi yaparım. 好吧, 你怎么说我就怎么做。Gazeteyi okur musun? -Olur. 你能读一读报纸吗?-可以。Bu olur iş mi? 这是许可的事吗?◇ \olur olmaz 任何的, 不论什么样的, 各式各样的: Olur olmaz soruları soruyordu. 他提出了各式各样的问题。Olur olamz şeye kulak asma. 不要去听那些胡说八道的事情。Bu olur olmaz adamın kârı değil. 这不是随便什么人都能做到的。\olur olmaz patırtıya (或 gürültüye) pabuç bırakmak 不怕任何威胁恫吓 \olur olmaz yere 不是时候, 不合时宜; 不是地方, 不对地方, 不适当: İki de bir olur olmaz yere kıh-kıh-kıh gülmeler. 他们不停地发出不合时宜的笑声。\oluru ile iktifa etmek 满足现有的, 安于现状, 要求不高的 -i \oluruna bağlamak (或 bırakmak) 任其自流, 不再关心, 不再注意, 不再干◆ Olur şey değil. 这是不可能的事; 这可不行: Biraz daha dursam üstüme yürüyecek, olur şey değil yahu. 我要是再停下来, 他会向我扑过来的, 这可不行!
Türkçe-Çince Sözlük. 2014.